Sinema Terimleri
16 mm
16 mm film kullanımı yaygın ve ekonomik olan bir film boyutudur. 16 mm
adı, filmin negatifinin genişliğinden gelmektedir. 16 mm genellikle
yarı-profesyonel amaçlı olarak kullanılır.
35 mm
35 mm fotoğrafçılık ve sinemada yaygın olarak kullanılan temel film
ölçüsüdür. George Eastman tarafından tedarik edilen ham filmi
kullanarak, William Dickson ve Thomas Edison'un 1892'de icat ettiği 35
mm film, o zamandan bu yana nerdeyse hiç değişmeden kalmıştır. 35 mm,
adını filmin 35 mm (yaklaşık 1 3/8 inç) genişliğindeki şeritler halinde
kesilmesinden almıştır. Her kademi 16 kare yapan standart negatif
dirençin her iki kenar boyunca her karede dört deliği olur.
Çoğunlukla tescilli ölçülerin çeşitli genişliği farklı sayıda kamera ve
geç 19 yüzyıl ve erken 20 yüzyıl çevresinde icat edilmiş gösterim
sistemleri tarafından 13mm den 75mm kadar değişerek kullanılmıştır.
Sonunda 35mm 1909'da uluslararası standart ölçü olarak kabul edilmiştir
ve görüntü gösterimi ve yaratılışlarının her ikisi için hakim film
ölçüsü olarak kalmıştır. Geniş ve küçük ölçülerinin her ikisinin ve
tuhaf biçimlerin tehditlerine rağmen ömürleri uzun oldu, çünkü bu ölçü
yakalanmamış görüntülerin iyi özelliği (Good Quality) ve film
stoklarının masrafı arasında oldukça iyi bir alışverişe izin verir.
Ayrıca ticari film tiyatrolarındaki 35mm film göstericilerinin her
yerde mevcut olması; 35 mm'yi sadece hareketli görüntü biçimleri, film
veya video ve dünyanın hemen hemen tüm sinemalarında oynatılabilir hale
getirdi.
Ölçü kullanımı olağan üstü bir biçimde çok yönlüdür. Geçen yüz yıllar
içinde, içerdiği sese göre değiştirilmiştir, bir güvenli film temeli
yaratımı için tekrar tasarlanmıştır, yakalanan renkler için folmüle
edilmiştir, geniş ekran biçimlerinin bir grubuna yer tedarik
edilmiştir, ve karesiz bölgesinin yaşlaşık olarak tümünün içine ses
verisi katılır. 21. yüzyılın başından beri 35mm'in hareketli resim
filmlerinin üretimi Eastman Kodak ve Fuji film ikilisinindir.
George Eastman Rochester’da kuru fotoğrafik jelatin plakaların yapımına
başladı. Jelatin katmanla kaplanmış resim nakliyesinin kağıdının rulosu
için tutacak keşfetti. 1887'de ilk saydam Nitrocellulos film tabanının
Hannibal Goodwin tarafından icadı ile; Emile Reynaud ilk esnek film
stoklarını geliştirdi. Eastman olan ilk büyük şirket, bu birleşenleri
toplu üretimin içine eklemek için, 1889’da Eastman kuru jelatin bromür
emülsiyonunun üstüne elenmiş kağıt ve bu temiz tabanı kaplamasını
gerçekleştirdi.
Esnek filmin gelişiyle, Thomas Alva Edison hızlıca icadını kurdu,
Kinescope, Brooklyn sanat ve bilim enstütüsünde şovunu 9 mayıs 1893'de
yaptı. Kinescope bir kişinin seyretmesi için icat edilmiş film döngü
sistemidir. Edison'un silindir fotoğrafı Kinetoscope’un icadı olan
Kinetophone’u uzun zaman Edison’un yanında asistanlık yapmış olan W. K.
L. Dickson geliştirdi. 1892 martı başında, Estman ve sonra, Nisan
1893-1896 içinde, New York's Blair Camera Şirketi 1 Edison'a
9/16-inchlik delinecek ve kesilecek olan filmstock'unu Edison'un
laboratuarında 35mm film şeridi ölçüsü yaratımı için temin etti. (1894
veya 1895'de bazı zamanlarda, Blair Edison'a tanımlama için kesilmiş
depoları göndermeye başladı.) Edison'un bölmeyi (diaphragma) yalnız
filmin bir karesini 4 delikli yüksekliği tanımlar. Edison özel bariz
(patent) yasalarını 35mm hareketli resim filminin tasarımı(Design) için
her karede dört zincir dişli delik ile büyük film yapımcılarını
zorlayarak, American Mutoscope ve Biograph Şirketi, izole beslenme
kullanan bir 68mm film kullanmak için,zincir dişli delikleri olmayan,
filmi camera'ya sürdüler. Bir mahkeme yargısı mart 1902'de Edison'un
isteğini iptal etti. İzin verilen her üretici veya dağıtıcı Edsison'un
35mm film tasarımını(Design) lisansız kullandı. Film yapımcıları zaten
Edison'un patent dosyanın başarız olduğu İngilterede ve Avrupada böyle
yaptı. Bir değişim Lumiére Brothers üstünde karelerin her tarafı yatay
eksenin ortasına doğru bir yalnız dairesel delikler kullandı. Bu
Edison'un biçimi oldu, ancak, oluşan de facto standard'ın ve sonra,
1909 da, resmi standard Hareketli Resim Patentleri Şirketinin yeni
biçim verilmişinin resmi standardı, edison tarafından doğrulandı.
Scholar Paul C. Spehr bu gelişmlerin önemini tarif etti.
35mm erken kabulu bir standard olarak kameranın gelişimi ve yayılımı
üstünde önemli bir etkiye sahipti. Standard ölçüsü dünyanın her yerinde
gösterilen filmler için olanaklı yapıldı. Bu, güvenilir tahmin
edilebilir biçimler için üretim, dağıtım ve filmlerin sergisi, hızlı
yayılımı ve filmlerin kabulünü, dünya çapında aletlere göre eğlence ve
iletişim için kolaylaştırarak bir uniforma sağladı.
Film biçimi durgun fotoğraf için 1913den erken tanıtıldı(turist çok
yönlü) ama ilk defa Oskar Barnack tarafından 1913de yapılan Leica'nın
kamerasıyla popüler oldu.
TEKNİK ŞARTNAMESİ
35mm film'in SMPTE tarafından standatlandırırmış teknik şartnamesi
* Her kadem 16 kare (0.748" (19 mm) her kare (uzun aşama))
* Her saniye (fps) 24 kare; (90 kadem her dakika)
* Dikey çekiş
* Her kare 4 delik (beklenen eğer 3-perf yaradılış için)
1000 kadem ortalama 11 dakika 24 fpsde
35 mm küresel
* kamera negatifte 1.37:1 bakış açısı oranı;bunun üstüne matlatmış 1.85:1 ve 1.66:1 sert veya narin
* kamera diyafram: 0.866 dan 0.630 (22 den 16 mm)de
* projektör diyafram (tam 1.37.:1): 0.825 den 0.602 (21 den 13 mm)de
* projektör diyafram (tam 1.37.:1): 0.825 den 0.602 (21 den 11 mm)de
* TV istasyon diyafram: 0.792 den 0.612 (21 den 16 mm)de
* TV iletim:: 0.792 den 0.594 (20 by 15 mm)de
* TV güvenli eylem: 0.713 den 0.535 (18 by 14 mm)de; köşe radiuses: 0.143 (3.6 mm)
* TV güvenli başlık: 0.630 dan 0.475 (16 dan 12 mm)de ; köşe radiuses: 0.125 (3.2 mm)de
Süper 35 mm film
* kamera negatifte 1.33:1 bakış açısı oranı
* kamera diyafram: 0.980" dan 0.735
* resim kullanmış (35 mm anamorfoz): 0.945" (24.00 mm) den 0.394" (10.00 mm)
* resim kullanmış (70 mm büyütülmüş resim): 0.945" (24.00 mm) den 0.430" (10.92 mm)
* resim kullanmış (35 mm flat 1.85): 0.945" (24.00 mm) den 0.511" (12.97 mm)
35 mm anamorfoz
* 2.39:1 bakış açısı oranı, dan a 1.19:1 kare ile a 2x yatay squeeze
* camera aperture: 0.866" (22.00 mm) by 0.732" (18.59 mm)
* projector aperture: 0.825" (20.96 mm) by 0.690" (17.53 mm)
70 mm
70 mm (ya da 65 mm) geniş, yüksek çözünürlüklü ve standart 35 mm filme
göre daha üstün kalitede bir film formatıdır. Film kamerada
kullanılırken 65 mm genişliğindeyken, perdeye yansıtıldığında üç
boyutlu ses manyetik şeritlerinin ilavesi için, ham film üzerindeki
deliklerin (perfore) her iki yanına da 2.5 cm eklenmesiyle 70 mm
genişliğe ulaşır. Bununla birlikte, günümüzde üretilen 70 mm filmler
artık dijital ses kaydına sahiptir; ancak 70 mm film baskılarının büyük
çoğunluğunun bu teknolojiden yoksun olduğu da gözardı edilmemelidir. 70
mm filmin çerçeve oranı 2.20:1'dir.
8 mm
8 mm, film şeridinin sekiz milimetre genişliğinde olduğu bir film formatıdır. İki temel biçimi vardır:
* Normal/Standart 8 mm
* Süper 8 mm.
Standart 8 mm
Standard 8 mm film formatı, Büyük Bunalım sırasında 16 mm'den daha ucuz
bir amatör film formatı yaratmak amacıyla Eastman Kodak şirketi
tarafından geliştirilmiş ve 1932 yılında piyasaya sürülmüştür. 8 mm
film makaraları aslında 16 mm'lik film içerir, ancak bu filmin her iki
kenarında 16 mm'de bulunanın iki katı daha fazla delik (perfore) vardır
ve bir defada 16 mm'lik filmin 8 mm'lik tek bir yarısına çekim yapılır.
Filmin ilk yarısı tamamen kullanıldığında, kamera açılıp film ters
çevrilir (film deliklerinin tasarımı bunun doğru yapılmasını
garantilemektedir) ve aynı filmin henüz üzerine çekim yapılmamış olan
diğer yarısı kullanılır. Film yıkanacağı zaman, tek bir kenarında
delikler olan iki adet 8 mm'lik film elde edilecek şekilde film ortadan
ikiye ayrılır; böylece 8 mm'ye, 16 mm'ye sığdırılanın dört katı daha
fazla film karesi sığdırılmaktadır. Bir yüze kayıt yapıldıktan sonra,
diğer yüze kayıt yapılması için film makarası ters çevrildiğinden,
bazen bu film formatına Çifte 8 mm de denmektedir. Standart 8 mm'nin
boyutu 4.8mm x 3.5mm'dir ve 1m film 264 resim içerir. Tahmin
edilebileceği üzere, çifte 8 mm ile saniyede 16 kare hızında çekim
yapılır.
Olağan uzunluktaki film makaraları saniyede 12,15,16 ve 18 kare
hızlarında 3-4.5 dakika kadar çekim yapılmasına izin vermektedir.
Kodak 1990'ların başlarında standart 8 mm film satışını durdurmuş,
fakat bağımsız film dükkanları aracılığıyla satılan bu film formatını
üretmeye devam etmiştir. Siyah-beyaz 8 mm film Çek Cumhuriyeti'nde
halen üretilmektedir ve birçok şirket önemli miktarda 16 mm film alıp
bunları yeniden deliklendirerek ve daha sonra bu filmleri 7.6 cm
uzunluğunda kesip özel 8 mm film makaralarında toplayarak bu 16 mm
filmlerden standart 8 mm elde etmektedir. Yeniden deliklendirme işlemi
özel ekipmanlar gerektirmektedir. Bazı uzmanlar var olan 16 mm filmden
ve hatta 35 mm filmden süper 8 mm film üretebilmektedir.
Süper 8 mm Film
1965 yılında, Süper 8 mm film piyasaya sürülmüş ve amatör film
yapımcıları tarafından çok hızlı bir biçimde benimsenmiştir. Görüntü
kalitesi 8 mm'den daha iyidir, kartuşlu sisteminden dolayı (filmin ters
çevrilip yeniden kameraya yerleştirilmesine gerek bırakmaz) kullanımı
daha kolaydır.
B filmi terimi, başlangıçta Hollywood’un Altın Dönemi sırasında yaygın bir uygulama olan çift gösterimde asıl filmden önce gösterilmek üzere çok fazla reklamı yapılmaksızın dağıtımı yapılan düşük ya da mütevazı bütçeli filmleri ifade etmekteydi. Bu tür alt-filmler yapma geleneğinin 1950’lerin sonlarına doğru terk edilmiş olmasına karşın, B filmi terimi; ne sanat filmi ne de porno film olarak adlandırılabilecek herhangi bir düşük bütçeli ticari sinema filmini ifade edecek şekilde, daha geniş bir anlamda kullanılmaya devam etmiştir. Terimin Hollywood’un Altın Dönemi sonrası kullanımında, türün sanat filmine mi; yoksa porno filme mi daha yakın olduğu konusunda bir anlam belirsizliği söz konusudur. Bir yandan birçok B filmi yüksek derecede ustalık ve estetik yaratıcılık sergilerken; diğer yandan birçok ucuz sömürü filminin başlıca konusu şehvettir. Bazı filmler için her iki durum da geçerlidir.
Terimin her iki kullanımı için de geçerli olan bir durum, çoğu B filminin belirli bir film türünü yansıtmasıdır. Holywood’un Altın Dönemi’nde B filmleri için tercih edilen başlıca film türü Western iken, 1950’li yılllarda düşük bütçeli bilim kurgu ve korku filmleri daha popüler hale gelmiştir. İlk B filmleri sıklıkla yıldız oyuncunun sürekli olarak aynı karakteri canlandırdığı bir film serisinin bölümlerini oluştururdu. B filmleri, neredeyse her zaman için birlikte gösterildikleri asıl filmden daha kısaydı, birçoğu 70 dakika ya da daha az sürerdi. B filmi adlandırması, bu tür filmlerin yüksek bütçeli filmlere göre ikinci derece olduğu konusundaki genel algılamayı ifade etmekteydi; bağımsız B filmleri sıklıkla eleştirmenler tarafından gözardı edilirdi. Yakın zamanlı B filmlerinin de bazen devam filmleri çekilebilmektedir, fakat eskiye oranla film serileri pek yaygın değildir. A sınıfı filmlerin ortalama gösterim süresi uzadıkça, B filmlerinin gösterim süreleri de uzamıştır. Günümüzdeki kullanımında, B filmi teriminin bir şekilde birbiriyle çelişen başlıca iki anlamı vardır: Belirli bir film bu şekilde adlandırılıyorsa, söz konusu filmin; (a) minimal sanatsal kaygılarla yapılmış bir tür filmi ya da (b) daha pahalı filmler için dayatılan kısıtlamalara ve "ciddi" kabul edilen bağımsız filmlerin yapılış geleneklerine bağımlı olmaksızın serbestçe yapılan canlı, dinamik bir film olduğu ifade edilmektedir.
Başlangıcından günümüze B filmleri, mesleğe yeni başlayanlar ve kariyerleri sönmekte olanlar için birtakım olanaklar sağlamıştır. Anthony Mann ve Jonathan Demme gibi ünlü film yapımcıları, B filmleri çekerek ustalık kazanmışlardır. John Wayne ve Jack Nicholson gibi aktörler B filmleri aracılığıyla kendilerini tanıtma olanağı bulmuştur; ayrıca B filmleri Vincent Price ve Karen Black gibi eski A sınıfı film oyuncuları için de çalışma olanağı sağlamıştır. Béla Lugosi ve Pam Grier gibi bazı aktörler, kariyerlerinin büyük bölümünde B filmlerinde çalışmışlardır.
Film karesi ya da kare bir filmi oluşturan pek çok fotoğraf resminden biridir. Ham film üzerindeki kareler aralardaki boş satırlarla birbirlerinden ayrılırlar. Normalde sinema filminin bir saniyesi için 24 kare gerekir. (Bu sayı televizyonda 25 karedir.)
Sıradan film yapımında film kareleri kamera tarafından birbiri ardısıra, otomatik olarak fotoğraflanır. Animasyon filmlerinde ve özel efektlerin filme alınmasında ise her seferinde tek bir kare çekilir.
Film karesinin boyutu, film formatına göre farklılık gösterir. En küçük film formatı olan 8 mm filmde kare boyutu 3,5'tan 4,8 mm'ye kadar değişirken; IMAX'ta bu oran 69.6 ile 48.5 mm arasındadır. En yaygın film formatı olan 35 mm'nin kare boyutu 16'dan 22 mm'ye kadar değişmektedir.
Film çekilirken özellikle tehlikeli sahnelerde bir oyuncunun yerine oynayabilecek başka oyunculara dublör denir. İngilizcesi "stuntman"dir. Stuntman tabiri, yaygın olmasa da Türkçe'de de kullanılmaktadır.
Dublörlüğe ilk kez 1903 yılında ilgi ve istek duyuldu. Bunun nedeni, sessiz filmlerde de zaman zaman tehlikeli sahnelerin bulunması ve heyecanlı anların artmaya başlamasıydı (Dublör aynı zamanda olağanüstü sahneleri yaratan demektir). Ancak bu isteğin gerçekleşmesi 1908 yılında "The Count of Monte Christo" filminde gerçekleşti ve bu filmde ilk kez bir dublör görev aldı. Bu filmde ve geçmişte yapılan ilk tehlikeli hareket, yüksek bir kayalıktan şelalenin içine atlamak oldu. Bu hareketi gerçekleştiren kişi bir akrobat ve sirk artistiydi; bu atlayış için de tam 5 $ ücret aldı. Aslında aldı demek yanlış olur, çünkü söz konusu paranın çok düşük olması bir yana, yaptığı tehlikeli atlayış onun ilk ve son işi oldu. Böylece yapılan ilk dublörlük ile birlikte bu mesleğin ne kadar tehlikeli olduğu ortaya çıktı.
Bu filmlerden önce piyasada genellikle drama filmleri ile drama aktörleri vardı çünkü seyirci ve yönetmen başka filmlerin gerçekleşmesinde henüz tecrübeli değildi. Bu filmden sonra maceralı sahnelere merak doğdu ve böylece ilk aksiyon filmleri çekildi. Aksiyon filmeri alanındaki ilk dublörlük deneyimleri, ilk aksiyon filmi yıldızı Broncho Bill Anderson'ın tehlikeli sahnelerde oynayamaması nedeniyle oldu. Sanatçı tehlikeli sahneleri kendisi gerçekleştiremediği için, dublörlüğü icat etti. Böylelikle "aksiyon filmi aktörleri" doğmuş oldu. 1912 yılında ilk kez kadınların başrol alıp, dublörlük yaptığı "What Happended to Mary" dizisi piyasaya sürüldü. Burada rol alan en ünlü kadın dublörler (aynı zamanda öncüler ve dizi yıldızları) Pearl White, Helen Holmes ve Helen Gibson'dur. 1924 yılında Harry Arias Froboss dublörlüğün çeşitlerini icad etti ve Yakima Canutt bu çeşitleri gerçekleştirerek, bütün dublörlük çeşitlerinin öncüsü oldu. Film sektöründe oldukça ünlendi ve Jon Wayne gibi aktörleri kovboy olarak yetiştirdi. En ünlü dublör hareketlerini "Ben Hur" filminde yaratıp, bu sanata önemli bir adım atmış oldu. Onun yolunu izleyen dublörlerden bazıları da aksiyon filmi aktörlüğünden, drama ve aksiyon yıldızı olmayı basardılar, örneğin Terence Hill.



