Nevrozla psikoz arasında futbol PAZAR YAZARLAR

20. âsır tarihi
| Yasemin Çongar | ||
|
||
|
Fethullah Gülen dahil herkesin rahatça yaşayacağı bir Türkiye’den söz ediyorum Yasemin Çongar
|
| Kültleri yenilerini yaratmadan kırmak |
|
Kolay bir başlık değil bu.
|
| Murat Belge | ||
|
||
|
Rakipsiz yönetmek
|
| Rakipsiz yönetmek |
|
Askerlik, savaşmanın mesleğidir. Savaş da, bir ‘yabancı’ ülkeye karşı yapılır. Bu nedenle, böyle olmayanını ayırt edebilmek için ‘iç’ savaş gibi
terimler
kullanıyoruz. ‘hazerde ve seferde’ yönetme fikrini değişmez bir fikir olarak zihnine yerleştirmiş, bundan bir an vazgeçmemeye kararlı ve kendine ait saydığı bu ‘Hak’kı hiç kimse ile paylaşmama konusunda da dediği dedik bir ordu bulmak zordur. Ulus-devletin ordu eliyle kurulduğu erken örnekler Almanya ve Japonya; buralarda uzun zaman ordu kendini önemli siyasi kararların biricik sahibi gibi gördü (ve bunun sonucunda ülkesini yıkıma ve felakete sürükledi). Uzun zamandan beri her iki ülkede de ordu medeni ülkelerde gördüğümüz işbölümü içinde kendisine tanınan yere döndü. Bundan bir şikâyeti yok ve ülkeyi yöneten sivillerin hizmetinde görevini yapıyor. Onlardan sonra başka toplumlarda da ordunun benzer bir rol oynamaya hevesli olabildiğini gördük. Pakistan ve Myanmar hemen aklımıza gelecek örneklerden.
Herhalde ikisinin de herhangi birine bir ‘model’ gibi
görüneceğini düşünemeyiz.
Ama zaten Anayasa’daki ‘Milli
Güvenlik Kurulu’ gibi kurumlar, bu ağırlığı kurumlaştırmıştır. ‘TSK’nın milli değerlere gerçek anlamda sahip çıktığı mutlaka gösterilecektir...’ ‘TSK’nın çağdaşlaşmanın, bilimsel ve toplumsal gelişmenin öncüsü olduğu, demokratik değerleri çağdaş düzeyde yaşatan bir kurum olduğu, gelişmiş toplumların ordularının seviyesinde bulunduğu, topluma öncü olma konumunu sürdürdüğü... halk tarafından en fazla desteklenen kurum olduğu...’ ‘...müzeler...
TSK’nın tarihini
yansıtan ve diğer ordulardan farkını ortaya koyan...’ ‘TSK’yı yıpratma çabaları’ diye karşımıza çıkan temcit pilavı nelerden oluşuyor? Yani, TSK içinde birileri böyle çalışmalar ısmarlıyor, birileri de şu satırlarda havası az çok anlaşılan çalışmalar yapıyor, bunlar hepsi normal, olması gereken şeyler. Öyle mi? Ama ‘böyle şey olur mu? Bir ülkede ordu denilen kurum böyle işler yapar mı?’ dediğinizde Kurumu yıpratmaya çalışan bir ‘ordu düşmanı’ olacaksınız.
Değil mi? Söylenen aynen bu. İnsanları böyle bir şeye inandırmanın yolu da, olsa olsa, ‘silah zoru’
dediğimiz nesnedir. |
| Ahmet Altan | ||
|
||
|
Solculuk ve dindarlık, zavallılık mıdır
|
| Solculuk ve dindarlık, zavallılık mıdır? |
|
Solculuk, taa Mustafa Kemal’in “sahte komünist parti” açtırmasından bu yana “devlet ve devlet yanlıları” tarafından hep kirletilmiştir.
olmak, “solcu” olmak için yeterlidir sizin için.
|
online izle tuzağı bunu yazanlar blog yapanlar olamaz mümkün değil
online izle tuzağı
kapitalist zihniyetin paylaşıma karşı açtığı savaş !!!
açık söylüyorum; biz 'gerzek' miyiz ki 'online izle' ne anlama geldiğini anlamayacağız.!!!
TÜRKİYE de ki ADSL dünya da ki gibi değil
asrın şarkısı: "kontör at sevgilim" ata demirer
" kahrolsun kontör kazan promosyonları "
bu da asrın sloganı
kapitalist kurt vadi localarının bloglara sızmalarına izin vermeyelim.
bloglar evimiz evinizi koruyun.
öyle bir ev ki; nasreddin hoca evi: duvarları yok, koca asma kilitli kapısı var.
:)))))
"fobisi hobiye dönüşdüğünden eski bir taktik"
FİKRET KIZILOK
STATÜKO TETİKÇİSİ MHP TANIMI


2008 Avrupa Şampiyonası çeyrek finalinde turnuvanın bu maça kadar
namağlup takımı olan Hollanda ile karşılaşan Rusya, rakibini 2-0'lık
skorla geçerek yarı finale çıkan üçüncü takım olmayı başardı.
Normal süresi 1-1 sona eren maçta, uzatma dakikaları bulduğu iki golle
Rusya 3-1 kazanarak güçlü Hollanda'yı saf dışı bırakmayı başardı.
Stat: St. Jakop-Park
Hakemler: Lubos Michel, Roman Slysko, Martin Balko (Slovakya)
Hollanda:
Van der Sar xx, Boulahrouz x (Dk.54 Heitinga x), Mathijsen xx, Ooijer
xx, Van Bronckhorst xx, De Jong xx, Van der Vaart xx, Engelaar x (Dk.62
Afellay x), Sneijder xx, Kuyt x (Dk.46 Van Persie x), Van Nistelrooy xxx
Rusya:
Akinfeyev xxx, Anyukov xx, Kolodin xx, Ignashevich xxx, Zhirkov xxx,
Semak xxx, Saenko xx (Dk.81 Torbinski x), Zyryanov xxx, Semshov xx
(Dk.69 Bilyaletdinov xx), Pavlyuchenko xxxx (Dk.115 Sychev), Arshavin
xxxx
Goller: Dk.56Pavlyuchenko (Rusya), Dk.86 Van Nistelroy (Hollanda)
Sarı Kartlar: Dk.50Boulahrouz, Dk.55 Van Persie, Dk.60 Van der Vaart (Hollanda), Dk.71 Kolodin, Dk.103 Zhirkov, Dk.111 Torbinski (Rusya)
MAÇTAN DAKİKALAR
Basel’in St. Jakop-Park Stadı'ndaki maça iki takım da karşılıklı ataklarla başladı.
İlk önemli atak 6. dakikada Rusya’dan geldi. Bu dakikada Arshavin’nin düşürülmesiyle kazanılan serbest vuruşu kullanan Zhirkov’un sol ayağınla direkt kaleye vuruşunu son anda kaleci Van der Sar güzel bir kurtarışla kornere uzaklaştırdı.
8. dakikada Arshavin’nin sağdan ceza sahası içine yaptığı ortada topla buluşan Pavlyuchenko’nun vuruşu az farkla auta gitti.
Turnuvanın
bu maça kadar oynadığı maçları kaybetmeyen takımlarından Hollanda’nın
ilk atağı ise 19. dakikada geldi. Bu dakikada Sneijder, güzel bir
hareketle Anyukov’u geçtikten sonra yaptığı vuruşu Rusya defansı son
anda önleyerek Hollanda’ya gol şansı tanımadı.
26.
dakikada gelişen Hollanda atağında kullanılan kornerden gelen top bir
anda ceza sahası dışında Engelaar’ın önünde kaldı. Bu oyuncunun sol
ayağında yaptığı sert vuruş az farkla auta gitti.
29.
dakikada Van der Vaart’ın sağdan kullandığı serbest vuruşta kale sahası
içine yaptığı ortaya önce De Jong, sonra Van Nistelroy dokunamayınca
top kale direğini sıyırarak auta gitti.
31.
dakikada gelişen Rusya atağında soldan çalımlarla ceza sahasına giren
golcü oyuncu Arshavin’in sağ ayağınla yaptığı mükemmel vuruşu kaleci
Van der Sar son anda kornere çelmeyi başardı.
32.
dakikada kornerden gelen Hollanda defansının uzaklaştırmasından sonra
ceza sahası dışında topla buluşan Kolodin’in müthiş vuruşun günün
başarılı ismi Van der Sar çok iyi bir reflekle çıkarmayı başardı.
Ataklarını
iyice sıklaştıran Rusya’da, 33. dakikada yine Kolodin ceza sahası
dışından yaptığı mükemmel vuruş az farkla auta gitti.
36.
dakikada gelişen Hollanda atağında ceza sahası içinde Kolodin’den
sıyrılan Van Nistelroy’un sağ ayağınla yaptığı güzel vuruşunu aynı
güzellikle kaleci Akinfeev kurtarmayı başararak rakibine gol şansı
tanımadı.
41. dakikada
Hollanda’nın kazandığı serbest vuruşta Van der Vaart’ın ceza sahasına
yaptığı ortaya yükselen De Jong dokunamayınca bir pozisyon da autla
sonuçlanmış oldu.
44.
dakikada Kolodin’in ceza sahası dışında yaptığı hatalı pasla buluşan
Van der Vaart’ın sol ayağınla yaptığı sert vuruşu kaleci Akinfeyev
güzel bir refleksle uzaklaştırmayı başardı.
İlk yarının sonlarına doğru her iki takımın da yaptığı ataklar sonuç vermeyince ilk yarı golsüz sona ermiş oldu.
Beklenen
gol 56. dakikada Rusya’dan geldi. Bu dakikada Arshavin’in pasında solda
topla buluşan Semak’ın ceza sahası içine yaptığı ortayı Mathijsen’in yanından bekletmeden vuran golcü oyuncu Pavlyuchenko güzel bir vuruşla topu Hollanda ağlarına bırakarak Rusya’yı 1-0 öne geçirdi.

http://www.imdb.com/title/tt0783601/
Video kalitesi

CAPS


|
|
|||||
|
|||||
|
|||||
|
|
|||||
|
|||||
|
|||||
Sizler ABC'yi öğrenirken, bizler CHE'yi öğrendik...




şifre:www.cinedroom.com
Şam barıştan ziyade Bush’u başından savmak istiyor
Suriye-İsrail müzakereleri kafa karıştırıcı. İsrail, kendisini Hamas ve Hizbullah’a kucak açan tek Arap yönetimi olarak konumlandıran Şam’a karşılayamayacağı şartlar koşuyor. Suriye’nin amacı, Bush’un son günlerini sakin geçirmek olabilir
Suriye
ve İsrail Türkiye’nin gözetiminde gerçekleştirdikleri dolaylı
müzakerelerin ikinci turunu bitirdi. Ankara’daki Türk dışişleri sözcüsü
görüşmeleri, ‘olumlu ve yapıcı atmosferde yapıldı’ diye niteledi ve
tarafların gelecekte düzenli görüşme üzerinde anlaştığını belirtti.
Suriye adeti olduğu üzere, müzakerelerle ve çalışma takviminde yer alan
sorunların yapısı hakkında hiçbir açıklama yapmadı ve sahayı, yapısını
belirlemeksizin ‘ilerlemeden’ söz eden İsrailli ortağa bıraktı.
İsrailliler, kendisini Hamas, İslami Cihat ve Hizbullah gibi Filistin
ve Lübnan’daki fedai örgütlerine tek kucak açan ülke olarak tanımlamış
bir Arap devletiyle böyle bir ‘ilerlemenin’ yaşanmasından dolayı mutlu
görünüyor. Fakat Suriye’nin, sıcak ilişkiler, karşılıklı diplomasi,
gözetleme noktaları ve Golan Tepeleri’ndeki bazı toprakların onlarca
yıllığına kiralanması gibi kabul edilmesi zor İsrail şartları
içermesinden ötürü, bedeli ağır görünen böyle bir anlaşmaya varmakta
ciddi olup olmadığı açık değil. Suriye’nin niyetlerinin gerçekçi bir
sınanması, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Fransız meslektaşı Nicolas
Sarkozy’nin Paris’teki bağımsızlık günü kutlamalarına ve İsrail
Başbakanı Ehud Olmert’in de Akdeniz Birliği zirvesine katılma davetini
kabul ettiği takdirde, 13 Temmuz’da gerçekleşebilir.
Esad iki gün önce Fransız davetini resmi olarak ileten üst düzey bir
Fransız heyetiyle görüştü. Ancak, daveti kubul edeceğini veya Fransız
bağımsızlık bayramı ve Akdeniz Birliği’nin ilanı kutlamalarının
protokolünde ‘Olmert’in varlığının gölgesinde kalacağı’ gibi bir
gerekçeyle kabul etmeyeceğini açıklamış değil. İsrailli yetkililer,
müzakereleri güçlendirecek ve doğrudan müzakere sürecine geçilmesine
izin verecek yeni bir sayfa açılacağını teyit etmek için, Olmert’le
Esad arasında kısa süreli bir buluşma ve ‘el sıkışma’ olasılığından
bahsediyorlar.
Suriye bu tür müzakerelere karşı değil. Zira geçmişte de Devlet Başkanı
Yardımcısı Faruk el Şara dışişleri bakanıyken, Maryland’da Amerikan
gözetiminde dönemin İsrail başbakanı Ehud Barak’la iki hafta süren
müzakerelerde bir araya gelmiş ve hiçbir tokalaşma yaşanmamıştı.
Dışişleri Bakanı Velid el Muallim’se doğrudan görüşmeleri dolaylı
müzakerelerde ciddi ilerleme kaydedilmesine ve İsrail’in Golan
Tepeleri’nden tamamen çekilmesi taahhüdüne bağladı. Ayrıca Esad da
görüşmelerin Amerikan gözetiminde yapılmasını istedi.
Olmert-Esad tokalaşması maksatsız olamaz
Esad, Papa 2. Jean Paul’ün Vatikan’daki cenaze töreninde İsrailli
meslektaşı Moşe Katsav’la el sıkışmıştı. O sıralarda bu el sıkışmanın
yüzeysel olduğu ifade edildi. Zira Suriye devlet başkanı İsrail
cumhurbaşkanıyla el sıkıştığını bilmiyordu ve cenazeye katılan Avrupalı
misafirlerden biri olduğunu düşünmüştü. Olmert’le gerçekleşecek benzer
bir tokalaşmanınsa yüzeysel ve maksatsız olması düşünülemez. Zira
Olmert istifa eden eski İsrail cumhurbaşkanı gibi ‘bilinmeyen’ bir isim
değil.
Kesin olan şu ki, İsrail’e yönelik Suriye politikasında bir değişim
yaşandı. Ancak şu an sorulması gereken soru şu: Söz konusu değişimin
amacı, baskıları hafifletmek ve mevcut Amerikan yönetiminin son altı
ayını ‘savmak’ için vakit kazanmak mı?
(Londra’da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, başyazı, 17 Haziran 2008)
HTTP://ENFLASYONCANAVAR.BLOGGUM.COM